İçeriğe atla

Velayetin Kaldırılması

Hukukipedia sitesinden

Velayetin kaldırılması, Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 348-351 hükümleri uyarınca, anne ve babanın çocuk üzerindeki velayet görevini haklı nedenlerle yerine getirememesi veya çocuğun bedensel, zihinsel ya da ahlaki gelişiminin ağır biçimde tehlikede olması hâlinde, hakimin müdahalesiyle bu hakkın tamamen sona erdirilmesini sağlayan bir aile hukuku koruma tedbiridir.

Velayetin kaldırılması, çocuk koruma önlemleri arasında en ağır ve en son çare (ultima ratio) niteliğindeki hukuki yaptırımdır.

Kaldırılma Nedenleri

TMK madde 348 uyarınca, çocuğun korunmasına yönelik diğer önlemlerden (Örn: danışmanlık, bakım tedbiri) sonuç alınamazsa veya bu önlemlerin yetersiz kalacağı önceden anlaşılırsa, hakim aşağıdaki durumlarda velayetin kaldırılmasına karar verir:

  • Görevin Yerine Getirilememesi: Anne ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, zihinsel veya bedensel engeli, başka bir ülkede ya da cezaevinde bulunması gibi kusura dayanmayan nedenlerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi.
  • Yükümlülüklerin Ağır Biçimde Savsaklanması: Anne ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi, onun bakımını, beslenmesini, tedavisini veya eğitimini ağır biçimde ihmal etmesi (Örn: Çocuğun okula gönderilmemesi veya sokağa terk edilmesi).
  • Çocuğa Karşı Suç İşlenmesi veya Kötü Muamele: Anne ve babanın çocuğa karşı kasten suç işlemesi, fiziksel, psikolojik veya cinsel istismarda bulunması ya da çocuğu suça azmettirmesi.

Usul ve Görevli Mahkeme

Velayetin kaldırılması davası ve yargılama süreci belirli usul kurallarına tabidir:

  • Görevli ve Yetkili Mahkeme: Bu davalarda görevli mahkeme Aile Mahkemesidir (Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar). Yetkili mahkeme ise çocuğun oturduğu yer (yerleşim yeri) mahkemesidir.
  • Davacı Taraf: Davayı Cumhuriyet savcısı, ilgili kurumlar (Örn: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı), küçüğün akrabaları veya çocuğun kendisi talep edebilir. Ayrıca hakim, başka bir dava sırasında durumu fark ederse re'sen (kendiliğinden) de velayeti kaldırabilir.
  • Çocuğun Dinlenilmesi: Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme uyarınca, idrak çağındaki (genellikle 8 yaş ve üzeri) çocukların mahkemece görüşü alınmak zorundadır.

Hukuki Sonuçları

Velayetin kaldırılması kararı hem anne-baba hem de çocuk açısından çok önemli hukuki sonuçlar doğurur (TMK m. 349-350):

  • Vasi Tayini Yapılması: Velayet hakkı hem anne hem de babadan kaldırılmışsa hakim, çocuğun sahipsiz kalmaması için ona derhal bir vasi tayini yapar. Velayet eşlerden sadece birinden kaldırılmışsa, velayet hakkı tek başına diğer eşte kalmaya devam eder.
  • Gelecekteki Çocukları Kapsaması: Hakim kararında aksini belirtmedikçe, velayetin kaldırılması kararı doğmuş ve doğacak bütün çocukları kapsar.
  • Bakım ve Nafaka Yükümlülüğünün Devam Etmesi: Velayetin kaldırılması, anne ve babanın çocuk üzerindeki haklarını sona erdirse de ödevlerini bitirmez. Anne ve baba, güçleri ölçüsünde çocuğun bakım ve eğitim giderlerini (iştirak nafakası yoluyla) karşılamaya devam etmekle yükümlüdür.

Kararın Değiştirilmesi ve Geri Verilmesi

Velayetin kaldırılması kararı kesin hüküm teşkil etmez. Durumun değişmesi hâlinde (Örn: velayeti elinden alınan anne veya babanın hastalığının iyileşmesi, hapisten çıkması veya yaşam tarzını tamamen düzeltmesi) ve çocuğun da üstün yararı gerektiriyorsa, hakim velayeti re'sen veya talep üzerine eski sahibine geri verebilir (TMK m. 351).

Ayrıca Bakınız