İçeriğe atla

Kanun Yararına Bozma

Hukukipedia sitesinden
12.50, 1 Eylül 2026 tarihinde Admin (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 566 numaralı sürüm ("'''Kanun yararına bozma''', ilk derece veya bölge adliye (istinaf) mahkemelerinden verilen, ancak temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki bariz hukuki hataları gidermek amacıyla başvurulan olağanüstü bir kanun yoludır. Bu kurumun temel amacı, hatalı kesinleşen bir karar nedeniyle hukuk kurallarının yanlış uygulanmasının ve bu yanlışlığın gelecekte emsal teşkil etmesin..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Kanun yararına bozma, ilk derece veya bölge adliye (istinaf) mahkemelerinden verilen, ancak temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki bariz hukuki hataları gidermek amacıyla başvurulan olağanüstü bir kanun yoludır.

Bu kurumun temel amacı, hatalı kesinleşen bir karar nedeniyle hukuk kurallarının yanlış uygulanmasının ve bu yanlışlığın gelecekte emsal teşkil etmesinin önüne geçmektir. Yüksek mahkemenin bu yolla verdiği karar, kural olarak davanın taraflarının şahsi haklarına (verilen cezaya veya tazminata) etki etmez; sadece hukukun doğru uygulanmasını sağlar.

Başvuru Yetkisi ve Usul

Kanun yararına bozma yoluna davanın tarafları (davacı, davalı, sanık vb.) doğrudan doğruya kendileri başvuramazlar. Bu yetki kanun tarafından sadece belirli makamlara tanınmıştır:

  • Adalet Bakanlığı: Hukuk ve ceza mahkemelerinden verilen ve üst derece mahkemelerinin denetiminden geçmeden kesinleşen kararlara karşı, hukuka aykırılığı saptadığında re'sen veya tarafların ihbarı üzerine kanun yararına bozma isteminde bulunabilir.
  • Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı: Ceza yargılamasında, Adalet Bakanlığı'nın istemi üzerine dosyayı Yargıtay'ın ilgili ceza dairesine taşır. Ayrıca bazı istisnai durumlarda kendisi de doğrudan bu yola başvurabilir.
  • Danıştay Başsavcısı: İdari yargı kolunda (idare ve vergi mahkemesi kararlarında) kanun yararına temyiz yetkisi Danıştay Başsavcısı'na aittir.

Taraflar, kesinleşen karardaki hukuki hatayı fark ettiklerinde ilgili bakanlığa veya başsavcılığa yazılı bir dilekçe ile başvurarak "kanun yararına bozma yoluna gidilmesini ihbar ve talep" edebilirler.

Şartları ve Sınırları

Bir karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulabilmesi için şu şartların birlikte bulunması gerekir:

  • Kararın hakim veya mahkeme tarafından verilmiş, nihai ve kesinleşmiş bir karar olması şarttır.
  • Kararın verilme sürecinde istinaf veya temyiz denetiminden geçmemiş olması gerekir. Üst mahkemenin denetiminden geçerek kesinleşen bir karara karşı bu yola başvurulamaz.
  • Kararda, hakim hatasından kaynaklanan ve hukukun yanlış uygulanması niteliğinde açık bir hukuka aykırılık bulunmalıdır. Maddi olayların takdirine veya delillerin değerlendirilmesine yönelik itirazlar bu yola konu edilemez.

Hukuki Sonuçları

Kanun yararına bozma istemi Yargıtay veya Danıştay'ın ilgili dairesi tarafından incelenir. İnceleme sonucunda iki farklı durum ortaya çıkar:

1. İstem Reddedilirse

Yüksek mahkeme kararda bir hukuka aykırılık görmezse bozma istemini reddeder ve mevcut karar aynen geçerliliğini korur.

2. İstem Kabul Edilirse (Bozma Kararı)

Yüksek mahkeme hukuka aykırılığı saptarsa kararı kanun yararına bozar. Bu bozmanın sonuçları davanın türüne göre değişir:

  • Hukuk Davalarında: Bozma kararı, kesinleşmiş olan hükmün hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz ve tarafların şahsi haklarına zarar vermez. Karar sadece gelecekteki benzer davalar için emsal teşkil eder.
  • Ceza Davalarında: Kural olarak bozma kararı sanığın aleyhine sonuç doğurmaz. Eğer bozma kararı sanığın lehine ise (Örn: Sanığa fazla ceza verildiği saptanmışsa), yüksek mahkeme cezayı azaltabilir veya mahkûmiyet kararını tamamen kaldırarak sanığın beraatine hükmedebilir. Bozma sanığın aleyhine ise (Örn: Sanığa eksik ceza verilmişse), bu durum sadece hukuki bir tespit olarak kalır; sanığın cezası artırılamaz.

Ayrıca Bakınız