Yargılamanın Yenilenmesi
Yargılamanın yenilenmesi (veya eski adıyla iade-i muhakeme), kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı başvurulabilen, adli hataların giderilmesini ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını amaçlayan istisnai ve olağanüstü bir kanun yoludur.
Kural olarak kesinleşen mahkeme kararları kesin hüküm teşkil eder ve aynı konuda yeniden dava açılamaz. Ancak kanunda sınırlı olarak sayılan çok ağır kusurların, sahteciliklerin veya yeni delillerin ortaya çıkması durumunda, kesin hükmün dokunulmazlığı ilkesinin istisnası olarak yargılama baştan karara bağlanır.
Yargılama Kollarına Göre Sebepleri
Yargılamanın yenilenmesi sebepleri, davanın niteliğine göre ilgili usul kanunlarında (HMK, CMK ve İYUK) ayrı ayrı ve sınırlı sayıda (numerus clausus) düzenlenmiştir.
1. Ceza Davalarında (CMK m. 311)
Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesini gerektiren başlıca haller şunlardır:
- Duruşmada kullanılan bir belgenin sahte olduğunun anlaşılması.
- Tanık veya bilirkişinin, hükmü etkileyecek şekilde yalan tanıklık yaptığının veya gerçeğe aykırı oy ve görüş verdiğinin ceza mahkemesi kararıyla kesinleşmesi.
- Hükme katılmış olan hakimlerden birinin, görevi esnasında ceza sorumluluğunu gerektiren bir suç (rüşvet, görevi kötüye kullanma vb.) işlemiş olması.
- Beraat eden kişinin mahkûmiyetini veya mahkûm olan kişinin beraatini sağlayacak nitelikte yeni olaylar veya yeni delillerin ortaya çıkması.
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından, kesinleşmiş kararın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni ihlal ettiğine karar verilmiş olması.
2. Hukuk Davalarında (HMK m. 375)
Hukuk yargılamasında iade-i muhakeme nedenlerinden bazıları şunlardır:
- Kararın elde olmayan nedenlerle geç sunulan senede veya sahteliği mahkemece sabit görülen bir belgeye dayandırılmış olması.
- Davaya bakması yasak olan hakimin karar vermiş olması.
- Davanın taraflarından birinin vekil veya temsilci olmadığı halde onun huzuruyla davanın görülüp karara bağlanması.
- Anayasa Mahkemesi veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin hak ihlali kararı vermiş olması.
Başvuru Süreleri
Olağanüstü bir yol olmasına rağmen, hukuki istikrarı korumak adına kanun koyucu bu hakka yönelik süre sınırları öngörmüştür:
- Hukuk ve İdari Davalarda: Kural olarak yargılamanın yenilenmesi sebebi oluşturan durumun öğrendiği tarihten itibaren 3 ay ve her halükarda kararın kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde başvuru yapılmalıdır. İnsan hakları ihlali kararlarında ise süre ihlal kararının tebliğinden itibaren 1 yıldır.
- Ceza Davalarında: Hükümlü lehine yapılacak başvurularda herhangi bir süre sınırı yoktur. Hükümlü ölmüş olsa bile mirasçıları veya Cumhuriyet savcısı tarafından her zaman yargılamanın yenilenmesi talep edebilir.
Usul ve Sonuçları
Yargılamanın yenilenmesi talebi, kararı veren ilk derece mahkemesine bir dilekçe ile yapılır. Mahkeme süreci iki aşamalı yürütür:
- Kabul Edilebilirlik Aşaması: Mahkeme öncelikle dilekçeyi süre, şekil ve gösterilen sebebin kanuna uygunluğu yönünden inceler. Şartlar taşınmıyorsa talep esasa girilmeden reddedilir.
- Esas Aşama: Talebin kabulü halinde, mahkeme eski kararın infazının durdurulup durdurulmayacağına karar verir. Ardından duruşma açarak davayı yeniden yargılar. İnceleme sonunda ya eski hüküm onaylanır ya da eski hüküm iptal edilerek tamamen yeni bir karar verilir.