İçeriğe atla

Delil Tespiti

Hukukipedia sitesinden

Delil tespiti, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş veya ileride açılması muhtemel bir davada ileri sürülecek bir delilin; kaybolması, bozulması ya da kullanılmasının güçleşmesi ihtimaline karşı mahkeme marifetiyle önceden güvence altına alınmasını ve mevcut durumun kayıt altına alınmasını sağlayan geçici bir hukuki koruma kurumudur.[1]

Delil tespiti bağımsız bir dava niteliğinde değildir; çekişmesiz yargı kapsamında işletilen ve asıl yargılamanın sağlıklı yürütülmesine hizmet eden yardımcı bir usul işlemidir.

Yasal Dayanak

Türk hukukunda delil tespiti kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 400 ila 405. maddelerinde düzenlenmiştir:

"Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut daha sonra açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir." (HMK m. 400/1)

Delil Tespitinin Şartları

1. Hukuki Yarar Şartı

Delil tespiti talebinde bulunabilmek için talep edenin korunmaya değer meşru bir hukuki yararının bulunması zorunludur:

  • Delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı, niteliğinin bozulacağı veya ileride ikamesinin aşırı derecede zorlaşacağı durumlarda hukuki yararın varlığı kanunen kabul edilir (HMK m. 400/2).
  • Kanuni İstisna (Açık Hukuki Yarar Hâlleri): Bir zararın veya hasarın mevcudiyetini, durumunu, niteliğini, miktarını veya kaynağını tespit etmek için talepte bulunulması durumunda kanun koyucu hukuki yararın kendiliğinden var olduğunu kabul etmiştir (örneğin su basması sonucu depodaki hasarın tespiti, inşaat seviyesinin tespiti vb.).

2. Henüz Açılmamış veya Görülmekte Olan Bir Davanın Bulunması

  • Dava Açılmadan Önce: İleride açılacak bir tazminat, alacak veya tapu iptal davasına dayanak oluşturmak amacıyla açılır.
  • Dava Açıldıktan Sonra: Tahkikat aşamasına geçilmeden önce veya delillerin incelenmesi sırası gelmeden önce delilin yok olma tehlikesi varsa talep edilir.

Tespiti İstenebilecek Deliller

Kanunun 400. maddesi uyarınca delil tespiti yoluyla kayıt altına alınabilecek başlıca usul işlemleri şunlardır:

  • Keşif: Mahkeme heyetinin veya hâkimin olay yerine bizzat giderek durumu gözlemlemesi,
  • Bilirkişi İncelemesi: Uzmanlık gerektiren teknik bir konuda (inşaat ayıbı, araç hasarı, kaçak elektrik kullanımı vb.) uzman görüşü alınması,
  • Tanık Dinlenmesi: Ağır hasta veya yurt dışına gidecek olan bir tanığın beyanının ileride dinlenememe ihtimaline karşı erkenden zapta geçirilmesi.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Durum Görevli Mahkeme Yetkili Mahkeme
Dava Açılmadan Önce (HMK m. 401/1) Asıl davaya bakmaya görevli mahkeme (kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesi veya Asliye Hukuk Mahkemesi) Kararın yerine getirileceği yer (delilin bulunduğu yer) veya asıl dava için yetkili olan mahkeme
Dava Açıldıktan Sonra (HMK m. 401/2) Asıl davanın görülmekte olduğu mahkeme Asıl davanın görülmekte olduğu yer mahkemesi

> Acil Hâllerde Görev ve Yetki (HMK m. 401/1): Dava açılmadan önceki aşamada, gecikmesinde sakınca bulunan acele durumlarda tespitin yapılacağı yerdeki sulh hukuk mahkemesi de delil tespiti yapmaya yetkili ve görevlidir.

Yargılama Usulü ve Kararın İcrası

1. Tebligat ve Karşı Tarafın Bilgilendirilmesi

Kural olarak delil tespiti dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir; karşı tarafın tespitte hazır bulunması ve varsa itirazlarını bildirmesi sağlanır (HMK m. 402/1).

2. Karşı Tarafa Tebligat Yapılmaksızın Tespit (Acele Hâl)

Delilin kaybolması veya bozulması çok yakın bir tehlike arz ediyorsa veya karşı tarafa haber verilmesi delilin karartılmasına yol açacaksa, mahkemece karşı tarafa tebligat yapılmaksızın (gıyapta) delil tespiti icra edilir. Bu durumda tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporu derhâl karşı tarafa tebliğ edilir (HMK m. 403).

3. Rapor ve İtiraz Süreci

  • Delil tespiti sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ve keşif tutanağı taraflara tebliğ edilir.
  • Taraflar, raporun tebliğinden itibaren bir hafta içinde tespite, bilirkişi raporuna veya görevlendirilen bilirkişiye itiraz edebilirler (HMK m. 402/3).

İhtiyati Tedbirden Farkları

Kriter Delil Tespiti (HMK m. 400 vd.) İhtiyati Tedbir (HMK m. 389 vd.)
Amaç Mevcut bir maddi olguyu veya delili kaybolmadan zapta geçirmek Hakkın elde edilmesini zorlaştıracak fiili durum değişikliklerini önlemek
İçerik Durum tespiti yapar; emir veya icrai işlem içermez Bir şeyin yapılması, yapılmaması veya yediemine tevdi gibi icrai yükümlülükler getirir
Teminat Kural olarak teminat aranmaz Karşı tarafın zarar görme ihtimaline binaen kural olarak teminat zorunludur

Delil Tespiti Tutanağının Hukuki Değeri

Delil tespiti dosyası, açılan veya açılacak olan asıl davanın ayrılmaz bir delili hâline gelir:

  • Tespit tutanağı ve raporu, kesin hüküm teşkil etmez; ancak aksi ispat edilinceye kadar olayın o andaki fiziki durumunu ispatlayan resmî bir belge niteliğindedir.
  • Asıl davaya bakan mahkeme, delil tespiti raporu ile bağlı değildir; gerektiğinde yeniden bilirkişi incelemesi veya keşif yaptırabilir.

Ayrıca Bakınız

Kaynakça

  1. ↑ Pekcanıtez, Hakan; Atalay, Oğuz; Özekes, Muhammet (2021). *Medenî Usûl Hukuku*. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık.