İçeriğe atla

İrtikap

Hukukipedia sitesinden

İrtikap (ارتكاب), bir kamu görevlisinin sahip olduğu görevin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak bir kimseyi kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamaya zorlaması, bu hususta kişiyi ikna etmesi ya da kişinin içine düştüğü hatadan yararlanmasıyla oluşan, kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı işlenen bir ceza hukuku suçudur.[1]

Suçun koruduğu hukuki değer; kamu yönetiminde dürüstlük, tarafsızlık, saygınlık ve bireylerin kamu hizmetlerine adil ve baskı görmeksizin erişebilme güvencesidir.

Yasal Dayanak

İrtikap suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) "Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar" başlıklı bölümünde, 250. maddede düzenlenmiştir. Kanun koyucu bu maddede suçu üç farklı işleniş biçimine göre kademelendirmiştir.

Suçun İşleniş Şekilleri

İcbar Suretiyle İrtikap (TCK m. 250/1)

Kamu görevlisinin nüfuzunu kullanarak mağduru menfaat sağlamaya zorlamasıdır.

  • Buradaki icbar, fiziki şiddet boyutunda bir cebir veya tehdit düzeyine varmak zorunda değildir; manevi baskı yeterlidir.
  • Kamu görevlisi, görevinin getirdiği yetkileri kullanarak haksız bir işlem yapacağı veya kanuni bir işlemi yapmayacağı/geciktireceği yönünde mağdur üzerinde baskı kurar.
  • Mağdur, işinin görülmeyeceği veya haksızlığa uğrayacağı endişesiyle iradesi baskılanmış olarak menfaat sağlamak zorunda kalır.

İkna Suretiyle İrtikap (TCK m. 250/2)

Kamu görevlisinin, hileli davranışlarla mağduru haksız bir ödeme yapmaya veya menfaat sağlamaya ikna etmesidir.

  • Kamu görevlisi, mevzuatta yeri olmadığı hâlde belirli bir işlem için para, harç veya masraf verilmesinin zorunlu olduğuna mağduru inandırır.
  • Dolandırıcılık suçuna benzer; ancak failin kamu görevlisi olması ve kamu görevinin sağladığı otorite ve güveni istismar etmesi nedeniyle kanun koyucu bu fiili bağımsız bir kamu idaresi suçu saymıştır.

Hatadan Yararlanmak Suretiyle İrtikap (TCK m. 250/3)

Kamu görevlisinin görevi dolayısıyla kendisine yapılan ödemenin haksız olduğunu (örneğin kanunen gerekmediğini veya fazla ödendiğini) bilmesine rağmen, vatandaşın bu hatasını düzeltmeyip durumu kabullenerek haksız menfaati mal edinmesidir.

  • Burada kamu görevlisi hatayı bizzat yaratmaz; mağdur kendi yanılgısı sonucu ödeme yapmaktadır. Ancak kamu görevlisi susarak ve hatadan dönmeyerek bu yanılgıyı menfaate dönüştürür.

Faillik ve Mağduriyet Niteliği

  • Özgü Suç Niteliği: İrtikap, fail bakımından bir özgü suçtur; yalnızca 5237 sayılı TCK'nin 6. maddesinde tanımlanan bir "kamu görevlisi" tarafından işlenebilir. Kamu görevlisi olmayan kişiler bu suça ancak azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak edebilir (TCK m. 40).
  • Mağdurun Durumu: İrtikap suçunda menfaati temin eden sivil birey bir suçlu değil, suçun "mağduru" konumundadır. Bu durum, faille anlaşarak rızasıyla menfaat sağlayan rüşvet verenden ayrıldığı temel noktadır.

Yaptırımlar

Suçun İşleniş Biçimi Öngörülen Hapis Cezası
İcbar Suretiyle İrtikap (m. 250/1) 5 yıldan 10 yıla kadar hapis
İkna Suretiyle İrtikap (m. 250/2) 3 yıldan 5 yıla kadar hapis
Hatadan Yararlanma Suretiyle İrtikap (m. 250/3) 1 yıldan 3 yıla kadar hapis

Cezanın Azaltılması ve Değer Azlığı

TCK'nin 250/4. maddesi gereğince, irtikap edilen menfaatin değerinin azlığı gözetilerek verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.

Rüşvet ve Görevi Kötüye Kullanma ile Karşılaştırma

Kriter İrtikap Rüşvet Görevi Kötüye Kullanma
Taraflar Arasındaki İlişki Tek taraflı baskı veya aldatma vardır; mağdur çaresizdir. İki tarafın serbest iradesiyle kurulan rüşvet anlaşması vardır. Görevin gereklerine aykırı hareket edilir; doğrudan haksız kazanç şartı yoktur.
Sivil Kişinin Durumu Mağdurdur; ceza almaz. Suçun failidir (rüşvet veren sıfatıyla cezalandırılır). Olayın mağduru veya üçüncü kişidir.
İrade Durumu Mağdurun iradesi fesada uğramış veya baskı altındadır. Taraflar eşit/uzlaşmacı bir irade birliği içindedir. Failin görevi ihmal veya suiistimal kastı esastır.

Muhakeme ve Görevli Mahkeme

  • Görevli Mahkeme: İrtikap suçu, 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca ceza miktarına bakılmaksızın doğrudan Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girer.
  • Soruşturma Usulü: Suç şüphesinin öğrenilmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca re'sen soruşturma yürütülür; şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma hükümleri uygulanmaz.

Ayrıca Bakınız

Kaynakça

  1. ↑ Toroslu, Nevzat (2020). *Ceza Hukuku Özel Kısım*. Ankara: Savaş Yayınevi.