İddet Müddetinin Kaldırılması Davası
İddet müddetinin kaldırılması davası, evliliği sona eren kadının yeniden evlenebilmesi için kanunen beklemesi gereken üç yüz günlük yasal sürenin (iddet müddeti), kadının gebe olmadığının tıbbi yöntemlerle belgelenmesi veya eski eşiyle yeniden evlenmek istemesi durumunda mahkeme kararıyla erkenden sonlandırılmasını sağlayan bir çekişmesiz yargı davasıdır.[1]
Bu dava, soybağının karışmasını önlemeyi amaçlayan kanuni bir evlenme engelini bertaraf ederek bireylerin evlenme özgürlüğünü güvence altına alır.
Hukuki Dayanak ve İddet Müddeti Kavramı
İddet müddeti, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (TMK) "Bekleme süresi" başlıklı 132. maddesinde hükme bağlanmıştır:
"Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez. Doğurmakla süre biter. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâllerinde mahkeme bu süreyi kaldırır." (TMK m. 132)
Kanun koyucu, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğacak çocuğun babasının önceki koca sayılacağını kabul etmiştir (babalık karinesi - TMK m. 285). Bu kuralın bir sonucu olarak kadına üç yüz günlük bir bekleme süresi yüklenmiştir. Ancak bu süre mutlak bir evlenme engeli olmayıp, şartları oluştuğunda mahkemece kaldırılabilir niteliktedir.
Davanın Şartları ve Sürenin Kaldırılması Hâlleri
Mahkemenin üç yüz günlük yasal süreyi kaldırmasına karar verebilmesi için kanunda iki alternatif hâl düzenlenmiştir:
1. Kadının Gebe Olmadığının Tespiti
En yaygın uygulama alanıdır. Kadının başkasıyla evlenmek istemesi durumunda, yetkili bir sağlık kuruluşundan (devlet hastanesi, eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite hastanesi) alınacak resmi heyet raporu veya kadın doğum uzmanı raporuyla (ultrasonografi ve beta-HCG kan tahlilleriyle) gebe olmadığının kesin olarak belgelenmesi gerekir. Rapor dosyaya girdiğinde hâkim sürenin kaldırılmasına karar verir.
2. Boşanan Eşlerin Birbiriyle Yeniden Evlenmesi
Evlilikleri boşanmayla sonuçlanan eşlerin tekrar birbiriyle evlenmek istemeleri hâlinde, doğacak çocuğun soybağında herhangi bir karışıklık ve tereddüt yaşanmayacağı için kadının gebe olup olmadığına bakılmaksızın ve sağlık raporu aranmaksızın mahkemece bekleme süresi doğrudan kaldırılır.
Dava Açılmasına Gerek Bulunmayan Hâl: Doğum
Kadının evliliğin sona ermesinden sonra üç yüz gün dolmadan doğum yapması hâlinde, TMK m. 132/2 uyarınca bekleme süresi kendiliğinden (ipso iure) sona erer; bu durumda kadının dava açmasına gerek yoktur.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
| Kriter | Görevli / Yetkili Merci | Yasal Dayanak |
|---|---|---|
| Görevli Mahkeme | Aile Mahkemesi (Müstakil aile mahkemesi bulunmayan yerlerde Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi) | 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4 |
| Yetkili Mahkeme | Davacının (kadının) yerleşim yeri mahkemesi veya davanın açıldığı yer mahkemesi | 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK m. 384) |
Yargılama Usulü ve Özellikleri
İddet müddetinin kaldırılması davası, 6100 sayılı HMK'nin 382. maddesi kapsamında bir çekişmesiz yargı işidir:
- Davanın Tarafları: Davacı yalnızca evliliği sona eren kadındır. Dava hasımsız olarak (davalı gösterilmeksizin) açılır.
- Yargılama Yöntemi: Basit yargılama usulü uygulanır.
- Tensip ve Sevk: Mahkeme tensip zaptıyla davacıyı gebelik tespiti için tam teşekküllü bir resmî sağlık kuruluşuna sevk eder.
- Duruşma Açılması: Kural olarak sağlık raporu geldikten sonra dosya üzerinden duruşmasız olarak da karar verilebilir; bu yönüyle kısa sürede (genellikle birkaç hafta içinde) sonuçlanan davalardandır.
- Harç ve Masraflar: Çekişmesiz yargı niteliğinde olduğundan maktu başvuru harcına tabidir.
Kararın Sonuçları ve Evlenme Ehliyeti
Mahkemenin bekleme süresinin kaldırılmasına ilişkin verdiği karar kesinleştiğinde:
- Karar derhâl yerel nüfus müdürlüğüne tescil için gönderilir veya davacıya onaylı bir sureti verilir.
- Nüfus kütüğündeki evlenmeye engel şerh silinir.
- Kadın, üç yüz günlük sürenin dolmasını beklemek zorunda kalmaksızın evlendirme memurluğuna başvurarak yeniden resmi nikâh akdedebilir.
Süre Kaldırılmadan Yapılan Evliliğin Durumu
Üç yüz günlük bekleme süresi bitmeden veya mahkeme kararıyla kaldırılmadan bir kadının evlendirilmesi usulsüzdür; evlendirme memuru bu durumu re'sen gözetmek zorundadır. Ancak bu süreye uyulmaksızın bir evlilik sehven akdedilmiş olsa dahi, bu durum evliliğin geçersizliğine (butlan) sebep olmaz. Evlilik hukuken geçerliliğini korur (TMK m. 154).
Ayrıca Bakınız
Kaynakça
- ↑ Dural, Mustafa; Öğüz, Tufan; Gümüş, Mustafa Alper (2020). *Türk Özel Hukuku Cilt II: Aile Hukuku*. İstanbul: Filiz Kitabevi.