İçeriğe atla

Asliye ticaret mahkemesi

Hukukipedia sitesinden
08.40, 11 Eylül 2026 tarihinde Admin (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 1722 numaralı sürüm
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Asliye ticaret mahkemesi, Türk adli yargı teşkilatında ilk derece hukuk yargılamasını yürüten, ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli özel nitelikli (ihtisaslaşmış) bir hukuk mahkemesidir.[1]

Bu mahkemeler, ticaret hayatının kendine has dinamiklerini, tacirler arasındaki uyuşmazlıkları ve şirketler ile sermaye piyasası ilişkilerini uzmanlık düzeyinde çözüme kavuşturmak amacıyla kurulmuştur. Görev alanı bakımından asliye hukuk mahkemesi ile arasındaki ilişki bir yetki ilişkisi değil, kamu düzenine ilişkin bir görev ilişkisidir.

Hukuki Dayanak ve Kuruluş

Asliye ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve yargı çevresi;

  • 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5. maddesinde,
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4 ve 5. maddelerinde,

düzenlenmiştir.

  • Kuruluş Yeri: Hâkimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca il merkezlerinde veya coğrafi durum ve iş hacmi gözetilerek belirlenen ilçelerde kurulur.
  • Müstakil Mahkeme Bulunmayan Yerler: Asliye ticaret mahkemesi kurulmamış olan yargı çevrelerinde, bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere o yerdeki asliye hukuk mahkemesi asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla bakar (TTK m. 5/3).

Mahkemenin Heyet Yapısı ve İşleyişi

Türk hukuk sisteminde ilk derece hukuk mahkemeleri kural olarak tek hâkimli olmasına rağmen, asliye ticaret mahkemelerinde ikili bir yapı uygulanır:

  • Heyet Hâlinde Bakılan Davalar: Kanunlarda açıkça heyetçe bakılacağı belirtilen işler (örneğin konkordato, iflas ve şirket tasfiyesi gibi kritik ticari davalar) ile konusu belirli bir parasal sınırı aşan uyuşmazlıklar bir başkan ve iki üye hâkimden oluşan heyet tarafından karara bağlanır.
  • Tek Hâkimle Bakılan Davalar: Kanunda heyet görevine bırakılmayan ve parasal sınırın altında kalan dava ve işlere heyette görevli hâkimlerden biri tarafından tek hâkim olarak bakılır.

Görev Alanı (Ticari Davalar)

TTK'nin 4. ve 5. maddeleri uyarınca asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren uyuşmazlıklar üç ana başlık altında toplanır:

Mutlak Ticari Davalar

Tarafların sıfatına veya tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, doğrudan doğruya kanun hükmü gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır:

  • 6102 sayılı TTK'de düzenlenen tüm hususlar (kıymetli evrak hukuku, çek, poliçe, bono, şirketler hukuku, deniz ticareti, sigorta hukuku vb.),
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen iflas, hileli iflas hukuksal boyutları, iflasın ertelenmesi ve konkordato davaları,
  • Türk Medeni Kanunu'nun rehin karşılığında ödünç verme işiyle ilgili hükümleri (TMK m. 962-969),
  • Türk Borçlar Kanunu'nda yer alan malvarlığının veya işletmenin devralınması, işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi, rekabet yasağı, ticari temsilciler ve ticari vekiller hükümleri,
  • Fikri mülkiyet, patent, marka ve telif haklarından doğan (ihtisas mahkemesi kurulmayan yerlerde) ticari uyuşmazlıklar,
  • Bankacılık ve finans mevzuatından kaynaklanan özel davalar.

Nispi Ticari Davalar

Her iki tarafın da tacir olduğu ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunduğu davalardır. Davanın ticari sayılması için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  1. Her iki taraf tacir sıfatına sahip olmalıdır.
  2. Dava konusu uyuşmazlık her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmelidir.

Havale Yoluyla Ticari Davalar

Yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren ancak kanunun özel hükmü gereği ticari dava sayılan istisnai durumlardır (örneğin havale ve saklama sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar).

Dava Şartı Arabuluculuk

6102 sayılı TTK'nin 5/A maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemelerinin görev alanındaki birçok uyuşmazlık için arabuluculuk zorunlu kılınmıştır:

  • Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali ve menfi tespit talepli ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
  • Arabulucuya başvurulmadan doğrudan asliye ticaret mahkemesinde açılan davalar, herhangi bir esasa girilmeksizin usulden reddedilir.

Asliye Hukuk Mahkemesi ile Karşılaştırma

Kriter Asliye Ticaret Mahkemesi Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahkeme Niteliği İhtisas (özel) mahkemesidir Genel görevli hukuk mahkemesidir
Hâkim Yapısı Dava değerine/türüne göre tek hâkimli veya heyet hâlindedir Tek hâkimlidir
İlişki Türü Aralarındaki ilişki kamu düzenine ilişkin "görev" ilişkisidir Aralarındaki ilişki kamu düzenine ilişkin "görev" ilişkisidir
Temel Görev Kapsamı Mutlak ve nispi ticari davalar, iflas ve şirketler hukuku Ticaret, aile, iş veya tüketici mahkemelerinin alanına girmeyen tüm genel özel hukuk davaları

Kanun Yolları

Asliye ticaret mahkemesinin verdiği nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren kural olarak iki hafta içinde ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yoluna başvurulabilir (HMK m. 341). İstinaf incelemesi sonucunda verilen belirli parasal sınırın üzerindeki kararlara karşı ise Yargıtay nezdinde temyiz yolu açıktır.

Ayrıca Bakınız

Kaynakça

  1. ↑ Kuru, Baki (2020). *Medenî Usul Hukuku*. Ankara: Yetkin Yayınları.