İçeriğe atla

Muvazaa

Hukukipedia sitesinden
11.48, 6 Eylül 2026 tarihinde Admin (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 1468 numaralı sürüm ("__NOTOC__ '''Muvazaa''' ({{Dil|ar|مواطأة}}), tarafların üçüncü kişileri aldatmak veya yanıltmak amacıyla, gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hiçbir hüküm ve sonuç doğurmayacağı konusunda anlaştıkları bir görünüşteki hukuki işlem yaratmaları durumunu ifade eden genel bir borçlar hukuku ve medeni hukuk kurumudur.<ref>Eren, Fikret (2020). *Borçlar Hukuku Genel Hükümler*. Ankara: Yetkin Yayınları.</ref> Mu..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Muvazaa (مواطأة), tarafların üçüncü kişileri aldatmak veya yanıltmak amacıyla, gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hiçbir hüküm ve sonuç doğurmayacağı konusunda anlaştıkları bir görünüşteki hukuki işlem yaratmaları durumunu ifade eden genel bir borçlar hukuku ve medeni hukuk kurumudur.[1]

Muvazaada irade ile beyan arasında bilerek ve isteyerek yaratılmış bir uyumsuzluk bulunur. Hukuk düzeni, tarafların gerçek iradelerini perdeleyen bu yapay işlemleri kural olarak kesin hükümsüz (butlan) sayar.

Hukuki Dayanak

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) "Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler" başlıklı 19. maddesinde düzenlenmiştir:

"Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Borçlu, yazılı bir alacak tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz."

Muvazaanın Kurucu Unsurları

Bir hukuki işlemin muvazaalı sayılabilmesi için üç temel unsurun bir arada gerçekleşmesi şarttır:

  1. Görünürdeki İşlem: Tarafların dış dünyaya karşı gerçekleştirdikleri, ancak kendi iç ilişkilerinde hüküm doğurmasını istemedikleri yapay sözleşmedir.
  2. Muvazaa Anlaşması: Tarafların, görünürdeki işlemin yalnızca bir aldatmacadan ibaret olduğu ve aralarında bağlayıcı olmayacağı yönünde vardıkları gizli mutabakattır.
  3. Üçüncü Kişileri Aldatma Kastı: Tarafların alacaklıları, mirasçıları veya kamu idaresini yanıltarak durumdan haksız bir avantaj sağlama amacı gütmesidir.

Muvazaa Türleri

1. Mutlak (Yalın) Muvazaa

Tarafların gerçekte hiçbir hukuki işlem yapmayı istemedikleri hâlde, sırf üçüncü kişileri yanıltmak (örneğin borçlunun mallarını icra takibinden ve hacizden kaçırmak) amacıyla aralarında görünürde bir sözleşme yapmalarıdır.

  • Görünüşte bir satış veya bağışlama sözleşmesi yapılır; ancak arkasında yatan hiçbir gizli işlem yoktur.
  • Görünürdeki işlem tarafların gerçek iradesine dayanmadığı için baştan itibaren kesin hükümsüzdür.

2. Nispi (Nitelikli) Muvazaa

Tarafların aralarında gerçekten bir hukuki işlem yapmak istemelerine rağmen, bu işlemi üçüncü kişilerden gizlemek amacıyla farklı nitelikte bir görünürdeki işlemin ardına saklamalarıdır. Burada iç içe geçmiş iki işlem bulunur:

  • Görünürdeki İşlem: Tarafların iradesine uymadığı için muvazaa sebebiyle kesin hükümsüzdür.
  • Gizli İşlem: Tarafların gerçek iradesini yansıtır; kural olarak geçerlidir. Ancak kanunun aradığı geçerlilik ve şekil şartlarını (örneğin resmî senet zorunluluğu) taşımıyorsa şekil noksanlığı nedeniyle bu işlem de geçersiz kalır.

Nispi Muvazaanın Görünüm Biçimleri

  • Sözleşmenin Niteliğinde Muvazaa: Gerçekte bağışlanan bir taşınmazın tapuda satış olarak gösterilmesi (tipik örneği miras muvazaasıdır).
  • Sözleşmenin Şartlarında / Bedelde Muvazaa: Harç ve vergileri düşük ödemek amacıyla taşınmazın gerçek satış bedelinin tapuda düşük gösterilmesi.
  • Tarafların Şahsında Muvazaa: Hukuki veya fiili engeller nedeniyle bir hakkın gerçek alıcı yerine nam-ı müstear (aracı şahıs) adına tescil ettirilmesi.

Hukuki Sonuçları ve Geçersizlik

Taraflar Arasındaki Sonuçlar

  • Muvazaalı görünürdeki işlem, baştan itibaren kendiliğinden geçersizdir (butlan).
  • Zamanın geçmesiyle veya icra edilmekle geçerlilik kazanmaz; taraflar her zaman muvazaa iddiasını ileri sürebilir.
  • Taraflar kendi aralarındaki muvazaa iddiasını (TBK m. 19 ve HMK m. 200 uyarınca) kural olarak ancak yazılı delil (yazılı belge, karşı senet) ile ispat edebilirler.

Üçüncü Kişiler Bakımından Sonuçlar ve İspat

  • Muvazaalı işlem nedeniyle hakları ihlal edilen üçüncü kişiler (alacaklılar, mirasçılar), işlemin geçersizliğini ileri sürerek dava açabilirler.
  • Üçüncü kişiler taraf olmadıkları bir işlemin muvazaalı olduğunu tanık, yazışma ve emareler de dâhil olmak üzere her türlü delille serbestçe ispatlayabilirler.

İyi Niyetli Üçüncü Kişilerin Korunması

Muvazaa kural olarak mutlak geçersizlik doğurmakla birlikte, kamu güvenini sağlamak amacıyla iki temel istisna getirilmiştir:

  • Tapu Siciline Güven (TMK m. 1023): Muvazaalı bir işlemle taşınmaz maliki görünen kişiden tapu kütüğüne güvenerek iyi niyetle mülkiyet veya ayni hak iktisap eden üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.
  • Yazılı Borç İkrarına Güven (TBK m. 19/2): Borçlunun muvazaalı olarak düzenlediği yazılı bir borç tanımasına (alacak senedine) güvenerek alacağı temellük eden iyi niyetli üçüncü kişiye karşı muvazaa savunması ileri sürülemez.

Muvazaa ile Tasarrufun İptali Karşılaştırması

Kriter Muvazaa Davası (TBK m. 19) Tasarrufun İptali Davası (İİK m. 277 vd.)
İşlemin Niteliği İşlem görünüştedir; taraflarca hiçbir zaman istenmemiştir Borçlu işlemi gerçekten istemiş ve yapmıştır; işlem hukuken geçerlidir
Hükmün Niteliği Kesin hükümsüzlüğün tespitidir (kurucu değil, bildiricidir) Geçerli tasarrufun alacaklıya karşı hükümsüz kılınmasıdır (inşaidir)
Zamanaşımı / Hak Düşürücü Süre Herhangi bir süreye tabi değildir; her zaman açılabilir 5 yıllık hak düşürücü süreye tabidir (İİK m. 284)
Aciz Belgesi Şartı Borç ödemeden aciz belgesi aranmaz Kesin veya geçici aciz belgesi ibrazı zorunlu bir dava şartıdır

Ayrıca Bakınız

Kaynakça

  1. ↑ Eren, Fikret (2020). *Borçlar Hukuku Genel Hükümler*. Ankara: Yetkin Yayınları.