İçeriğe atla

Kadastro Mahkemesi: Revizyonlar arasındaki fark

Hukukipedia sitesinden
"'''Kadastro mahkemesi''', taşınmaz malların sınırlarının, geometrik durumlarının ve üzerlerindeki mülkiyet başta olmak üzere her türlü ayni ve şahsi hakların tespitine yönelik kadastro işlemleri sırasında ortaya çıkan uyuşmazlıkları çözmek amacıyla kurulan tek hâkimli özel bir ihtisas mahkemesidir.<ref>Oğuzman, M. Kemal; Seliçi, Özer; Özdemir, Saibe Oktay (2020). *Eşya Hukuku*. İstanbul: Filiz Kitabevi.</ref> Kad..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu
 
Değişiklik özeti yok
 
(Aynı kullanıcı tarafından yapılan 1 ara revizyon gösterilmiyor)
79. satır: 79. satır:
[[Kategori:Türk yargı sistemi]]
[[Kategori:Türk yargı sistemi]]
[[Kategori:Eşya hukuku]]
[[Kategori:Eşya hukuku]]
[[Kategori:Mahkemeler]]
[[Kategori:Hukuk Mahkemeleri]]

08.43, 11 Eylül 2026 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Kadastro mahkemesi, taşınmaz malların sınırlarının, geometrik durumlarının ve üzerlerindeki mülkiyet başta olmak üzere her türlü ayni ve şahsi hakların tespitine yönelik kadastro işlemleri sırasında ortaya çıkan uyuşmazlıkları çözmek amacıyla kurulan tek hâkimli özel bir ihtisas mahkemesidir.[1]

Kadastro mahkemesi, kamu düzenini doğrudan ilgilendiren tapulama ve kadastro faaliyetlerinin hızlı, güvenli ve nihai bir şekilde sonuçlandırılmasını sağlamak üzere geniş re'sen araştırma yetkileriyle donatılmış istisnai bir yargı merciidir.

Hukuki Dayanak ve Teşkilat Yapısı

Kadastro mahkemelerinin kuruluşu, görev ve yetkileri ile tabi olduğu özel usul kuralları temel olarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun dördüncü bölümünde (m. 24-34) düzenlenmiştir:

  • Kuruluş (m. 24): Kadastro mahkemesi, kadastro bölgesinde (kural olarak her il veya ilçe idari sınırında) o yer kadastro faaliyetleri devam ettiği sürece görev yapmak üzere kurulur.
  • Hâkim Yapısı: Kadastro mahkemesi tek hâkimlidir.
  • Müstakil Mahkeme Bulunmayan Yerler: Müstakil kadastro mahkemesinin teşkil edilmediği adliyelerde, bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere o yerdeki asliye hukuk mahkemesi kadastro mahkemesi sıfatıyla bakar.
  • Geçici Nitelik: Bir bölgede kadastro çalışmaları tamamlanıp tüm askı ilanları ve kesinleşmeler bittiğinde, eldeki derdest dosyalar tasfiye edilerek mahkemenin faaliyeti HSK kararıyla sonlandırılabilir.

Görev Alanı ve Kapsamı

3402 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca kadastro mahkemesinin görevi kural olarak askı ilan süresi içinde açılan davalarla başlar:

1. Askı İlanı Süresinde Açılan Davalar

Kadastro teknisyenlerince hazırlanan ve komisyondan geçen kadastro tutanakları ile haritalar 30 gün süreyle mahalle veya köy muhtarlıklarında askıya çıkarılır. Bu 30 günlük ilan süresi içinde;

  • Taşınmazın sınırlarına, yüzölçümüne,
  • Mülkiyet hakkının kime ait olduğuna,
  • Taşınmaz üzerindeki intifa, irtifak, rehin gibi ayni hak iddialarına,

ilişkin olarak açılan tespit itirazı davalarına münhasıran kadastro mahkemesi bakar.

2. Kadastro Komisyonunca İntikal Ettirilen Dosyalar

Kadastro tespitine komisyon nezdinde süresi içinde itiraz edilmiş ancak komisyonca itirazın incelenmesi sırasında çözülemeyen veya tutanağı düzenlenip hak sahipleri tespit edilemeyen uyuşmazlıklar, komisyonca re'sen kadastro mahkemesine devredilir (m. 10).

3. Genel Mahkemelerden Devredilen Davalar (Görevin Devri - m. 27)

Kadastro bölgesinde kadastro çalışmalarına başlandığı tarihte, genel mahkemelerde (asliye hukuk mahkemesi, sulh hukuk mahkemesi) o taşınmazın mülkiyetine veya ayni haklarına ilişkin görülmekte olan bir dava varsa:

  • Genel mahkeme derhâl yargılamayı durdurur ve dava dosyasını kadastro mahkemesine devreder.
  • Kadastro tutanağının düzenlenmesinden sonra dava dosyası ile tutanak kadastro mahkemesinde birleştirilerek tek elden karara bağlanır.

Yargılama Usulü ve Belirleyici İlkeler

Kadastro mahkemesindeki yargılama usulü (3402 sayılı Kanun m. 28-30), genel hukuk muhakemesinden belirgin farklılıklar gösterir:

1. Geniş Kapsamlı Re'sen Araştırma İlkesi (m. 30)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki "taraflarca getirilme ilkesi" kadastro mahkemesinde geçerli değildir. Hâkim, tarafların bildirdiği delillerle bağlı kalmaksızın:

  • Re'sen delil toplayabilir, eski tapu ve vergi kayıtlarını getirtebilir.
  • Yerel bilirkişileri ve yaşlı köy tanıklarını bizzat tespit edip dinleyebilir.
  • Taşınmaz mahallinde mutlaka keşif icra ederek hudutları yerinde inceler.
  • Davacı davasından feragat etse veya davayı takip etmese dahi dosya işlemden kaldırılamaz; hâkim taşınmazın gerçek malikini re'sen belirleyip tescil kararı vermek zorundadır.

2. Şekle Bağlı Olmama ve Basitlik (m. 28)

Kadastro mahkemesinde dava açmak için resmi harç alınmaz; dava harçları yargılama sonunda haksız çıkan taraftan tahsil edilir. Dava bir dilekçeyle açılabileceği gibi, kadastro müdürlüğüne veya mahkeme kâtibine yapılacak sözlü beyanın tutanağa geçirilmesiyle de ikame edilebilir.

3. Hak Düşürücü Süre (10 Yıllık Süre - m. 12/3)

Kadastro tutanakları kesinleştikten ve tapu kütüğüne tescil edildikten sonra kadastro mahkemesinin görevi biter. Bu aşamadan sonra kadastro öncesi hukuki sebeplere (örneğin zilyetlik, kadastro öncesi mülkiyet veya muvazaa) dayanılarak genel mahkemelerde açılacak tapu iptali ve tescil davaları için kanun 10 yıllık hak düşürücü süre öngörmüştür. 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki haklara dayanılarak dava açılamaz.

Kadastro Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi Karşılaştırması

Kriter Kadastro Mahkemesi Asliye Hukuk Mahkemesi
Görevin Zamanı Kadastro tespiti sırasında ve 30 günlük askı ilanı süresinde Kadastro kesinleştikten sonra (10 yıllık süre içinde)
Yargılama İlkesi Mutlak re'sen araştırma ilkesi geçerlidir; feragatle dava bitmez Taraflarca getirilme ilkesi ve taleple bağlılık geçerlidir
Davanın Takipsizliği Dosya müracaata (işlemden kaldırılmaya) bırakılamaz; karar verilmesi zorunludur Taraflar gelmezse dosya HMK m. 150 uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılır
Yetki Alanı Yalnızca taşınmazın kadastro sınırları ve mülkiyet tespiti Genel mülkiyet davaları, alacak, tazminat ve tapu iptal davaları

Kanun Yolları

Kadastro mahkemesinin kararlarına karşı olağan kanun yolları işletilebilir:

  • İstinaf: Kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde yetkili Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili hukuk dairesine istinaf başvurusunda bulunulabilir.
  • Temyiz: Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açıktır.

Ayrıca Bakınız

Kaynakça

  1. ↑ Oğuzman, M. Kemal; Seliçi, Özer; Özdemir, Saibe Oktay (2020). *Eşya Hukuku*. İstanbul: Filiz Kitabevi.