Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması
Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması, akıl hastalığı, zeka geriliği, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, bulaşıcı hastalık ya da serserilik gibi nedenlerle hem kendisine hem de topluma ciddi şekilde zarar verme riski taşıyan bir kişinin, onun korunması ve tedavisi amacıyla rızası aranmaksızın resmi bir kuruma (hastane, bakım evi, klinik vb.) yerleştirilmesini ifade eden hukuki bir önlemdir. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 432. maddesi ve devamında düzenlenmiştir.
Bu önlem cezalandırma amacı taşımaz; temel gaye, kişinin kendi zayıflığı veya hastalığı yüzünden zarar görmesini engellemek ve toplumsal güvenliği korumaktır.
Hangi Durumlarda Bu Önleme Başvurulur?
Kanunumuza göre, bir kişinin özgürlüğünün bu amaçla kısıtlanabilmesi için şu şartların bir arada bulunması gerekir:
- Kişinin akıl hastası, akıl zayıfı, alkol veya uyuşturucu bağımlısı olması, kumar veya fuhuş gibi kötü yaşam tarzına sahip bulunması ya da tehlikeli bir bulaşıcı hastalık taşıması.
- Bu durumu nedeniyle kişinin kendisini veya çevresini tehlikeye atması, toplum için ciddi bir risk oluşturması.
- Kişinin korunması ve tedavisinin, dışarıda ailesinin yanında veya serbest hayatta başka hiçbir yöntemle (ilaç tedavisine evde devam edilmesi vb.) sağlanamaması, yani kuruma yerleştirilmenin tek çare (son çare) olması.
Süreç Nasıl İşler ve Kim Karar Verir?
Kişilerin özgürlüğünü doğrudan ilgilendirdiği için bu karar çok sıkı denetimlere tabidir:
- Karar Mercii: Bir kişiyi zorla hastaneye veya bakım evine yatırma yetkisi kesin olarak Sulh Hukuk Mahkemesine (Vesayet Makamı) aittir. Aileler, doktorlar veya polis kendi başlarına bir kişiyi süresiz olarak zorla tutamazlar.
- Sağlık Raporu Zorunluluğu: Hakim, özellikle akıl hastalığı veya zeka geriliği gerekçesiyle bu kararı vermeden önce, tam teşekküllü bir devlet hastanesinden veya Adli Tıp Kurumundan resmi bir Sağlık Kurulu Raporu (Heyet Raporu) almak zorundadır. Rapor olmadan bu önlem uygulanamaz.
- Acil Durumlar (Kolluk Yetkisi): Eğer kişi o an etrafına veya kendisine balta, bıçak vb. ile saldırıyor, intihar girişiminde bulunuyor ya da ağır bir kriz geçiriyorsa; polis veya jandarma (kolluk) gecikmesinde sakınca bulunan bu acil durumda kişiyi hemen koruma altına alıp en yakın hastaneye ulaştırabilir. Ancak durum derhal Sulh Hukuk Mahkemesi'ne bildirilir ve hakimin ivedilikle onay vermesi gerekir.
Kurumdan Çıkarılma ve İtiraz Hakkı
- Kurumdan Ayrılma: Yerleştirilen kişinin tedavi edilmesi, tehlikelilik halinin ortadan kalkması veya durumunun düzelmesi durumunda, kuruma yerleştirilmesini gerektiren sebepler ortadan kalktığı an yerleştirildiği kurumun (hastanenin) başhekimliği veya Sulh Hukuk Mahkemesi kararıyla kişi derhal serbest bırakılır.
- İtiraz Hakkı: Kendisi zorla hastaneye yatırılan kişi veya onun yakınları (anne, baba, eş, çocuklar), mahkemenin verdiği bu kısıtlama kararına karşı tebliğden itibaren 2 hafta içinde bir üst mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine itiraz edebilirler. Asliye Hukuk Mahkemesi durumu hızlıca inceleyerek tedbirin devam edip etmeyeceğine karar verir.