Muvazaa
Muvazaa (günlük dildeki adıyla danışıklılık veya gizli anlaşma), iki ya da daha fazla kişinin, üçüncü kişileri (örneğin alacaklılarını veya mirasçılarını) aldatmak amacıyla, gerçek niyetlerine uymayan, kendi aralarında hiçbir sonuç doğurmayacak hileli bir sözleşme yapmalarıdır.
Kısacası muvazaa, dışarıya karşı "sanki bir sözleşme varmış gibi" yapıp, kendi aralarında "bu sözleşme aramızda geçersiz olsun" diye anlaşma durumudur.
Günlük Hayattan Örneklerle Türleri
1. Mutlak Muvazaa (Tamamen Hayali İşlemler)
Taraflar gerçekte hiçbir sözleşme yapmak istemezler. Sadece dışarıya karşı bir resmiyet yaratmaya çalışırlar.
- Herkesin Anlayabileceği Örnek: Ahmet Bey'in piyasaya çok borcu vardır. Alacaklıların evine haciz getirmesinden korkmaktadır. Bu yüzden, evini satmaya hiç niyeti olmadığı halde, kağıt üzerinde evini yakın arkadaşı Mehmet'e satmış gibi gösterir. Tapuda satış işlemi yapılır ancak Ahmet Bey evde oturmaya devam eder, Mehmet de ona tek bir kuruş bile ödemez. İşte bu tamamen hayali ve aldatmaya yönelik işleme mutlak muvazaa denir.
2. Nispi Muvazaa (Gerçek İşlemi Gizleme)
Taraflar aslında gerçek bir sözleşme yapmak istemektedirler. Ancak bu sözleşmeyi başkalarından gizlemek için onun üzerini başka bir sözleşme türüyle örterler. Ortada biri gizli, diğeri görünürde olan iki sözleşme vardır.
- Herkesin Anlayabileceği Örnek: Ayşe Hanım, çok sevdiği yeğenine değerli bir arsasını hediye (bağış) etmek istemektedir. Ancak diğer akrabalarının ve çocuklarının buna kızacağını bildiği için, tapu müdürlüğüne giderek bu işlemi "satış" olarak gösterir. Gerçekte yeğeninden para almamıştır (yani asıl işlem bağıştır), ama dışarıya karşı arsayı satmış gibi yapmıştır (görünürdeki işlem satıştır).
Mirasçılardan Mal Kaçırma (Muris Muvazaası)
Mahkemelerde en çok karşımıza çıkan muvazaa türü budur. Bir anne veya babanın, vefat etmeden önce bazı çocuklarını kayırmak, bazılarına ise hiç miras bırakmamak amacıyla yaptığı hilelerdir.
- Örnek: Bir baba, altındaki tarlayı büyük oğluna aslında bedava vermek (bağışlamak) istiyor. Ancak diğer çocuklarının ileride hak iddia etmesini engellemek için tarlayı büyük oğluna "satmış" gibi gösteriyor. Baba vefat ettikten sonra, hakları çiğnenen diğer kardeşler bu durumu fark ederse mahkemeye başvurarak Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptal Davası açabilirler ve tarlayı eski haline döndürebilirler.
Hukuki Sonuçları (Ne Olur?)
- Baştan İtibaren Geçersizdir: Kanunumuza göre muvazaalı (hileli) yapılan bir işlem, yapıldığı ilk günden itibaren geçersiz sayılır. Aradan 20 yıl geçse bile o işlem hiçbir zaman yasal bir hak doğurmaz.
- Zamanaşımı Yoktur: Hakkı yenilen, aldatılan veya zarara uğrayan kişiler (örneğin alacaklılar veya dışlanan mirasçılar), hileli işlemi öğrendikleri anda ya da yıllar sonra diledikleri zaman dava açabilirler. "Aradan çok zaman geçti, artık hak iddia edemezsiniz" denilemez.
- Her Türlü Delille İspatlanabilir: Hileli işlemin dışında kalan ve bu işlem yüzünden zarara uğrayan üçüncü kişiler, mahkemede bu yalanı kanıtlamak için tanık (şahit) dinletme dahil her türlü kanıtı, banka kayıtlarını, aile içi konuşmaları mahkemeye sunabilirler.