İçeriğe atla

Muvazaalı işlem

Hukukipedia sitesinden
06.06, 13 Eylül 2026 tarihinde Admin (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 2185 numaralı sürüm ("'''Muvazaalı işlem''', bir sözleşmenin taraflarının üçüncü kişileri aldatmak amacıyla, kendi aralarında hüküm ifade etmeyecek veya gerçek iradelerine uymayan başka bir sözleşme hüküm doğuracak şekilde yaptıkları gizli anlaşmadır (danışıklılık). Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 19. maddesinde düzenlenmiştir. Muvazaada tarafların gerçek iradeleri ile dış dünyaya açıkladıkları beyanları arasında bilerek ve isteye..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Muvazaalı işlem, bir sözleşmenin taraflarının üçüncü kişileri aldatmak amacıyla, kendi aralarında hüküm ifade etmeyecek veya gerçek iradelerine uymayan başka bir sözleşme hüküm doğuracak şekilde yaptıkları gizli anlaşmadır (danışıklılık). Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 19. maddesinde düzenlenmiştir.

Muvazaada tarafların gerçek iradeleri ile dış dünyaya açıkladıkları beyanları arasında bilerek ve isteyerek yarattıkları bir uyumsuzluk söz konusudur.

Türleri

Muvazaa, tarafların altındaki gizli amaca ve yaptıkları işlemin niteliğine göre ikiye ayrılır:

1. Mutlak Muvazaa

Tarafların gerçekte hiçbir sözleşme yapmak istemedikleri halde, üçüncü kişilere karşı sanki aralarında bir sözleşme varmış gibi görünmek amacıyla yaptıkları işlemdir.

  • Örnek: Borçlu olan bir kişinin, icra takibinden ve mallarının haczedilmesinden kurtulmak amacıyla, gerçekte satma niyeti olmadığı halde evini kağıt üzerinde yakın bir arkadaşına satmış gibi göstermesi.

2. Nispi Muvazaa

Tarafların gerçekte bir hukuki işlem yapmak istedikleri, ancak bu işlemi üçüncü kişilerden gizlemek amacıyla dış dünyaya başka bir işlemmiş gibi gösterdikleri durumdur. Nispi muvazaada ortada iki sözleşme bulunur: Dış görünüşteki (muvazaalı) sözleşme ve arkaya gizlenen (gerçek) sözleşme.

  • Örnek: Bir kişinin taşınmazını bir arkadaşına gerçekte bağışlamak (hediye etmek) istemesi, ancak mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla tapuda bu işlemi "satış" olarak göstermesi. Bu durumda dış görünüşteki satış sözleşmesi muvazaalıdır; gizli bağış sözleşmesi ise şekil şartına uyulmadığı için geçersiz olur.

Muris Muvazaası (Mirasçıdan Mal Kaçırma)

Uygulamada ve mahkemelerde en sık karşılaşılan muvazaa türüdür. Miras bırakanın (murisin), saklı pay sahibi mirasçılarını miras hakkından mahrum etmek amacıyla, sağlığında malvarlığının tamamını veya bir kısmını diğer bir mirasçıya ya da üçüncü bir kişiye tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstererek aslında bağışlamasıdır.

  • Zarara uğrayan mirasçılar, miras bırakanın ölümünden sonra muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açarak bu hileli devrin iptal edilmesini talep edebilirler.

Hukuki Sonuçları

  • Kesin Hükümsüzlük (Butlan): Muvazaalı işlem, tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı için yapıldığı andan itibaren başından itibaren geçersizdir (butlan ile sakattır).
  • Zamanaşımına Tabi Olmaması: Muvazaalı işlemlerin geçersizliği iddiası herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. İlgili kişiler (hakkı zedelenen üçüncü kişiler veya mirasçılar) her zaman muvazaa iddiasıyla dava açabilirler.
  • İspat Usulü: Sözleşmenin tarafları muvazaa iddialarını ancak yazılı bir belgeyle (karşı senetle) ispat edebilirken; sözleşmenin dışında kalan ve hileli işlemle zarara uğratılan üçüncü kişiler (örneğin alacaklılar veya mirasçılar) muvazaayı tanık dahil her türlü delille ispat edebilirler.