İş Mahkemesi
Görünüm
İş mahkemesi, işçi ile işveren arasındaki iş hukuku ilişkilerinden ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile sigortalılar arasındaki uyuşmazlıklardan doğan dava ve işleri çözmekle görevli, özel nitelikli bir ilk derece ihtisas mahkemesidir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca kurulmuştur.
İş mahkemesi bulunmayan il veya ilçelerde, bu mahkemenin görev alanına giren davalara Asliye Hukuk Mahkemesi, iş mahkemesi sıfatıyla bakar.
Görev Alanına Giren Başlıca Davalar
İş mahkemelerinin görev alanı işçi-işveren ilişkileri, sendikalar hukuku ve sosyal güvenlik mevzuatı ile sınırlandırılmıştır. En sık karşılaşılan dava ve işler şunlardır:
- İşçilik Alacakları Davaları: Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ve ulusal bayram/genel tatil (UBGT) ücreti alacakları.
- İşe İade Davası: İş sözleşmesi geçerli bir sebep gösterilmeden feshedilen işçinin, iş güvencesi kapsamında işine geri dönmek amacıyla açtığı dava.
- Hizmet Tespit Davası: Sigortasız çalıştırılan veya primleri/çalışma süreleri eksik bildirilen işçilerin, bu çalışmalarının tespiti amacıyla SGK ve işverene karşı açtığı dava.
- İş Kazası ve Meslek Hastalığı Tazminatı: İş kazası veya meslek hastalığı sonucu yaralanan, sakat kalan işçinin ya da hayatını kaybeden işçinin yakınlarının açtığı maddi-manevi tazminat davaları.
- Sendikal Uyuşmazlıklar: Sendika üyeliği, sendika yöneticiliği veya toplu iş sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar.
Zorunlu Arabuluculuk Şartı
İş mahkemelerinde dava açılmadan önce yasal bir zorunluluk olarak başvurulması gereken bir süreç mevcuttur:
- Dava Şartı Arabuluculuk: Kanuna göre, işçi veya işveren tarafından açılacak yıllık izin, fazla mesai, tazminatlar gibi işçilik alacakları ile işe iade talepli davalarda **arabulucuya başvurulmuş olması bir dava şartıdır**.
- Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamamışsa, düzenlenen "son tutanak" dava dilekçesine eklenerek iş mahkemesinde dava açılabilir. Doğrudan dava açılması halinde mahkeme davayı usulden reddeder.
- İstisnası: İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabuluculuk zorunlu değildir; doğrudan dava açılabilir.
Yargılama Usulü ve İspat Kuralları
- İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır. Dilekçeler aşaması karşılıklı birer dilekçe (dava ve cevap dilekçesi) verilmesiyle tamamlanır.
- İşçinin Korunması İlkesi: İş hukukunun doğası gereği, ekonomik ve sosyal açıdan daha zayıf konumda olan işçinin korunması ve gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla ispat yükü çoğunlukla işverendedir. Örneğin; feshin haklı olduğunu veya fazla mesai ücretlerinin ödendiğini işveren yazılı belgelerle (bordro, banka kaydı vb.) kanıtlamak zorundadır.
- İş mahkemesi kararlarına karşı olağan kanun yolu olarak **istinaf** (Bölge Adliye Mahkemesi) başvurusunda bulunulabilir. İstinaf süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftadır. Kanunda belirtilen parasal sınırların altındaki kararlar kesindir.
Yetkili Mahkeme
- İş mahkemelerinde genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ya da işçinin işini yaptığı yer mahkemesidir.
- Davacının birden fazla davalısı varsa, davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. İş mahkemelerinin yetkisi kamu düzenine ilişkin olmadığından, yetki itirazının ilk itiraz olarak cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir.