İçeriğe atla

Hukukipedia:Günün Konusu: Revizyonlar arasındaki fark

Hukukipedia sitesinden
Değişiklik özeti yok
Değişiklik özeti yok
 
1. satır: 1. satır:
Velayetin değiştirilmesi, anne ve babanın boşanması veya ayrılması sonrasında çocuğun velayet hakkı (bakım, eğitim ve temsil yetkisi) kendisine verilen tarafın, sonradan ortaya çıkan haklı nedenlerle bu görevini yerine getiremez hale gelmesi durumunda, velayetin diğer tarafa verilmesi amacıyla açılan dava türüdür. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 183. ve 324. maddelerinde düzenlenmiştir.
Boşanma davası, yalnızca evlilik birliğinin sona erdirilmesine ilişkin bir dava değildir. Türk Medeni Kanunu'nun 161 ve devamı maddelerinde düzenlenen boşanma sebeplerine dayalı olarak açılan davada, hâkim aynı zamanda nafaka, velayet, kişisel ilişki, maddi ve manevi tazminat gibi fer'i talepleri de karara bağlar. Ancak mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talepler, boşanma davasının fer'i niteliğinde olmayıp ayrı bir davanın konusunu oluşturur. Bu ayrım, hem usul ekonomisi hem de hak kaybını önleme açısından stratejik öneme sahiptir.


Boşanma davası sırasında verilen velayet kararları kesin ve ömür boyu kalıcı kararlar değildir. Çocuk ergin (18 yaşını doldurmuş) olana kadar, çocuğun menfaatleri neyi gerektiriyorsa velayet durumu mahkeme kararıyla her zaman değiştirilebilir.
[[Boşanma Davasında Ferilerin Ayrı Dava Şartı: Nafaka, Velayet ve Tazminatın Dava İçinde Çözümü ile Mal Paylaşımının Ayrı Dava Konusu Olması Arasındaki Farklar|Maddenin tamamını oku →]]
 
[[Velayetin değiştirilmesi|Maddenin tamamını oku →]]

14.24, 24 Eylül 2026 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Boşanma davası, yalnızca evlilik birliğinin sona erdirilmesine ilişkin bir dava değildir. Türk Medeni Kanunu'nun 161 ve devamı maddelerinde düzenlenen boşanma sebeplerine dayalı olarak açılan davada, hâkim aynı zamanda nafaka, velayet, kişisel ilişki, maddi ve manevi tazminat gibi fer'i talepleri de karara bağlar. Ancak mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talepler, boşanma davasının fer'i niteliğinde olmayıp ayrı bir davanın konusunu oluşturur. Bu ayrım, hem usul ekonomisi hem de hak kaybını önleme açısından stratejik öneme sahiptir.

Maddenin tamamını oku →